ABD Başkanı Donald Trump, ulusa sesleniş konuşmasında İran hükümetini devirdiği ve Amerikan enflasyonunu sıfırladığı yönünde iddialarda bulundu. Ancak resmi veriler ve sahadan gelen bilgiler, Trump'ın açıklamalarının gerçeklerle ciddi çelişkiler taşıdığını ortaya koyuyor.
Ekonomik veriler Trump'ı yalanladı
Trump, önceki yönetimden "felç olmuş" bir ekonomi devraldığını ve enflasyonu tamamen bitirdiğini savunsa da rakamlar farklı bir tablo çiziyor. 2024 yılında Joe Biden döneminin son senesinde ABD ekonomisi yüzde 2,8 oranında büyüyerek İspanya hariç tüm gelişmiş ekonomileri geride bırakmıştı.
Trump döneminde ise geçen yıl büyüme, federal hükümetin 43 günlük kapanmasının da etkisiyle yüzde 2,1 seviyesine geriledi. Şubat ayı verilerine göre tüketici fiyat endeksi yüzde 2,4 artış göstererek Federal Rezerv'in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kalmaya devam ediyor.
İran'da rejim değişmedi
Trump'ın İran'daki lider kadrosunun öldürülmesinin ardından rejimin değiştiği ve yeni yönetimin "daha makul" olduğu iddiası da sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. Savaşın başında dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in hayatını kaybetmesinin ardından yerine, sertlik yanlısı olarak bilinen oğlu Mücteba Hamaney getirildi.
Sivil yönetimin savaşta büyük oranda saf dışı kaldığı İran'da, Devrim Muhafızları Ordusu'nun gücü ve kontrolü her zamankinden daha baskın hale geldi. Trump ve İsrail'in beklediği halk ayaklanması şu ana kadar gerçekleşmedi.
Protesto kayıpları abartıldı
Trump'ın İran yönetiminin son protestolarda 45 bin vatandaşını öldürdüğü iddiası da doğrulanmış verilere dayanmıyor. İnsan hakları örgütleri ocak ayındaki gösterilerde teyit edilebilen can kaybının 7 bin civarında olduğunu belirtirken, İran hükümeti bu rakamı 3 bin 117 olarak açıklamıştı.
Bölgedeki internet kesintileri ve iletişim kısıtlamaları kesin rakamlara ulaşmayı zorlaştırsa da Trump'ın sunduğu 45 bin rakamı, aktivistlerin en yüksek tahminlerinin bile çok üzerinde seyrediyor.
Petrol bağımsızlığı yanılsaması
ABD'nin Ortadoğu petrolüne ihtiyacının bittiğini savunan Trump, bu söylemiyle akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını göz ardı ediyor. ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen petrol küresel piyasada fiyatlanan bir emtia olduğu için Ortadoğu'daki herhangi bir aksama doğrudan Amerikan tüketicisini etkiliyor.
İran ile savaşın başlamasından bu yana ham petrol fiyatlarının yüzde 50'den fazla artması ve galon başına benzin fiyatının 4 doları aşması, Trump'ın "bağımsızlık" iddiasının ekonomik pratikteki karşılığını sorgulatıyor.




