San Francisco'daki günlük yaşamlarını geçen yıl bırakarak Stockholm'e yerleşen Maija ve Ilmi çifti, 7 yaşındaki oğulları Ilya'nın İsveççe eğitimiyle başlayan dil öğrenimi süreçlerini anlattı. Ilya geçen sonbaharda İsveççe eğitim veren bir ilkokula başladıktan sonra, ailenin zaten çok dilli olan yaşamında İsveççe giderek daha önemli bir yer tutmaya başladı.
San Francisco'daki İskandinav topluluğu avantajı
Maija, taşınma öncesinde San Francisco'da hem İskandinav topluluğu hem de İsveççe anaokulu bulunmasının avantajını vurguladı. "Çok büyük bir adım değildi ama İsveççenin günlük hayatımızda daha fazla yer aldığı açık" diye belirtti. Ailede taşınma öncesinde de her gün en az üç dil konuşuluyordu.
Okul ortamının dil gelişimine etkisi
Çift, okulun Ilya'nın İsveççe dil gelişimi üzerinde büyük etkisi olduğunu ve çok dilliliğin norm olduğu bir sosyal çevre bulduklarını söyledi. Bu durum çok dilliliği tanıdık bir kavram haline getiriyor ve evde de benzer deneyimler yaşanıyor.
Yetişkinler için dil öğrenimi zorlukları
İlmi ise İsveççeyi kısmen bir uygulama yardımıyla öğrendiğini belirtti. Günlük hayatta İsveççe pratik yapmanın kolay olmadığını, çünkü İngilizce konuşan biri olarak İsveç'te herkesin mükemmel İngilizce konuşması nedeniyle zorluklarla karşılaştığını ifade etti. "Yavaş ama emin adımlarla İsveççeyi anlamayı öğreniyorum ama hala kötü konuşuyorum" dedi.
Çok dilliliğin değeri
İlmi, birden fazla dil konuşmanın kaçınılmaz olarak kişinin dünyaya bakış açısını değiştirdiğini, özellikle dünyayı anlamaya çalışan küçük bir insan için farklılığı kabul etmeyi, anlamayı ve kutlamayı öğrettiğini vurguladı. "Bu, matematik becerilerine veya uzamsal yeteneğe dönüşmese bile kendi başına değerlidir" şeklinde görüşlerini paylaştı.
