Turku Üniversitesi konuşma terapisi profesörü Minna Lehtonen, çok dilliliğin beyin üzerinde olumlu etkileri olduğu yönündeki yaygın inancın bilimsel araştırmalarla desteklenmediğini açıkladı. Lehtonen, "Mevcut araştırmalara dayanarak, bu tür etkilerin olması çok umut verici görünmüyor" değerlendirmesinde bulundu.
Meta-analiz olumlu kanıt bulamadı
Daha önce bilim camiasında kabul gören hipoteze göre, iki veya daha fazla dilin uzun süreli kullanımı hafıza, konsantrasyon ve problem çözme becerileri gibi "yürütme işlevlerini" geliştirebiliyordu. Bu teoriye göre, çok dilli kişiler günlük yaşamda diller arasında geçiş yaparken diğer dilleri arka planda aktif tuttuğu için beyinleri daha fazla çalışıyor ve güçleniyordu.
Ancak Lehtonen, araştırmaların geniş kapsamlı incelemesini yapan meta-analizlerde çok dilliliğin yürütme yeteneklerini geliştireceğine dair herhangi bir kanıt bulunamadığını belirtti. Profesör, bu alandaki araştırma bulgularının genel tablosunun net olmadığını vurguladı.
Yaşlanmaya karşı koruma iddiası da belirsiz
Çok dilliliğin beyni yaşlanmaya karşı koruyabileceğine dair bazı bilimsel kanıtlar bulunsa da Lehtonen, sonuçların ne ölçüde dil becerileriyle, ne ölçüde diğer yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğunu belirlemenin zor olduğunu ifade etti.
Beyin görüntüleme taramalarının tek dilli ve çok dilli kişiler arasında gri madde yoğunluğu gibi farklılıklar ortaya çıkardığını, bunun beynin bilgiyi daha verimli işlemesiyle ilgili olabileceğini belirten Lehtonen, bu durumun gelişmiş performansla bağlantılı olup olmadığının henüz gösterilmediğini açıkladı.
Yayın yanlılığı etkisi
Çok dilliliğin faydaları hakkında iddiaların neden hala duyulduğu sorusuna Lehtonen, bunun bilim camiasının olumlu araştırma sonuçlarını olumsuz olanlardan daha sık yayınlama eğilimi olan "yayın yanlılığı" ile ilgili olabileceği cevabını verdi.
