Peru'da gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, gıdalarda, suda ve çevrede yaygın bulunan pestisitlerin kanser riskini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Nature Health dergisinde yayımlanan çalışmada, pestisit maruziyetinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayanlarda kansere yakalanma riskinin yüzde 150 daha fazla olduğu tespit edildi.
6 Yıllık Veri Analizi
Fransız Sürdürülebilir Kalkınma için Ulusal Araştırma Enstitüsü (IRD), Pasteur Enstitüsü, Toulouse Üniversitesi ve Peru Ulusal Neoplastik Hastalıklar Enstitüsü işbirliğinde yürütülen çalışma, 2014-2019 dönemini kapsayan altı yıllık verileri analiz etti. Araştırmacılar, çevredeki pestisit yayılımını modelleyerek yüksek çözünürlüklü bir harita oluşturdu.
Toulouse Üniversitesi'nden epidemiyolog Jorge Honles'in verdiği bilgilere göre, orta ve yüksek riskli bölgeler Peru topraklarının üçte birinden fazlasını kapladı. Uzun menzilli taşınım nedeniyle, ekili alanlar dışındaki pestisit kirlenmesi 30 ila 50 kilometre mesafeye kadar yayılıyor.
150 Bin Hasta Verisi İncelendi
Araştırmacılar, pestisit haritalandırmasını kanser kayıtlarıyla çaprazlayarak 2007-2020 yılları arasında tanı almış 150 binden fazla hastanın verilerini inceledi. En yüksek çevresel pestisit maruziyeti riskleri, özellikle And Dağları'nın yüksek kesimlerinde ve yamaçlarında yoğunlaştı. Bu bölgelerde az yağış, pestisit birikimini daha da artırıyor.
Fransız Sürdürülebilir Kalkınma için Ulusal Araştırma Enstitüsü'nde moleküler biyoloji araştırmacısı olan Stéphane Bertani, "Ulusal ölçekte pestisit maruziyetini, artmış kanser riskine işaret eden biyolojik değişikliklerle ilk kez ilişkilendirebildik" açıklamasında bulundu.
Hücresel Düzeyde Etki
Moleküler analizler, pestisitlerin hücre işlevini ve hücresel kimliği korumaya yardımcı süreçleri bozduğunu gösterdi. Çalışmada, kanser gelişmeden önce ortaya çıkabilen bu değişimlerin, enfeksiyonlar, iltihaplanma veya çevresel stres etmenleri gibi diğer risk faktörlerine karşı dokuları daha hassas hale getirebileceği belirtildi.
Araştırmacılar, bu etkilerin erken, birikimli ve sessiz nitelikte olduğunu, dolayısıyla uzun vadeli sağlık risklerinin fark edilmesinin zorlaştığını vurguladı. Çalışmada analiz edilen tarımsal kimyasalların hiçbirinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından insanlar için bilinen kanserojenler arasında sınıflandırılmadığı da kaydedildi.
Risk Değerlendirmelerinde Eksiklik
Araştırmacılar, gerçek yaşam koşullarında pestisitlerin kansere neden olma potansiyelinin hâlâ yeterince anlaşılmadığını belirtti. Bu durum, sağlam risk değerlendirmelerini zorlaştırırken etkili halk sağlığı müdahalelerini de geciktiriyor.
Çalışma, pestisitlerin farklı organları etkilediğini ve çeşitli tümör türleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koyarak, çevresel sağlık konusunda kapsamlı önlemlerin alınması gerektiğine işaret ediyor.



