İran'ın başkenti Tahran'da yaşam, savaşın başlamasıyla birlikte kökten değişti. Birleşmiş Milletler verilerine göre ülke genelinde 3 milyon kişi savaş şiddeti nedeniyle yerlerini terk ederken, Tahran'dan on binlerce kişi bombardımanlar sebebiyle kaçtı.
Amerikan-İsrail hava saldırıları ve şehir geneline yayılmış Devrim Muhafızları kontrol noktaları nedeniyle korku yaşayan halk, yaşamlarını olabildiğince normal sürdürmeye çalışıyor. Ancak geceleri artan bombardımanlar, birçok aileyi evlerini terk etmeye zorladı.
"Her gece daha da kötüleşiyordu"
Tahran'ı terk etmeye karar veren 50 yaşlarındaki bir fotoğrafçı, "Bombardımanları dün gece kadar dayandık. Şiddetin azalacağını umuyordum. Şimdiye kadar korkmuyordum ama her gece daha da kötüleşiyordu. Dün gece bütün ev titriyordu. Başlangıçta sivilleri hedef almayacaklarından emin byrdim ama artık buna inanmıyorum" diye anlattı.
Başkentten kaçan 50 yaşındaki bir teknisyen ise yaşadıklarını şöyle aktardı: "Birçok bina çöktü. Sanki bir film sahnesini izliyormuş gibi hissettim." Kendisi kaçmak istemediğini ancak ailesinin kuzeye gitmesi için ısrar ettiğini belirtti.
Kaspiyden sahiline sığındılar
Iran uzmanı ve Groene Amsterdammer gazetesi için yazan gazeteci Yaghoub Sharhani'ye göre, İranlılar için aile bağları göç etmek için önemli bir neden oluşturuyor. Birçok kişi Kaspiyden Denizi kıyısına sığınıyor. Bu dönemde İran Yeni Yılı nedeniyle zaten çok sayıda İranlı bu bölgede bulunuyor.
Sharhani, şu ana kadar Tahran'dan nispeten az sayıda kişinin ayrıldığını söylüyor: "BM'nin belirttiği 600 bin ila 1 milyon göçmen hane, ülkenin 93 milyon nüfusuna bakıldığında nispeten küçük bir grup."
Teknisyen, ailesiyle birlikte yaklaşık 20 kişinin bir evde kaldıklarını, akşamları birlikte içki içtiklerini ve oyun oynadıklarını anlatarak "Bu birliktelik beni acıdan uzaklaştırıyor" dedi.
Mali durum kaçış kararını belirliyor
Kısa süre sonra geri dönen büyük bir grup da var. Ailesiyle birlikte kaçan bir müzisyen, çalışmak için iki hafta sonra geri döndü. "Karımı ve anne babamı orada bıraktım. İşimi kaybetmek istemiyorum. Tüm bunlardan sonra meteliksiz kalabilirim" dedi.
Müzisyen döndüğünde şehrini ayrıldığı zamankinden tamamen farklı buldu: "Bazı binalar tamamen silinmiş. Farklı bir mahalle gibi hissettiriyor. Bazı komşular hala orada ama çok daha sessiz." Yerel bakkalın onu gördüğüne sevindiğini, dükkânı açık tutmaları gerektiğini çünkü ciroya ihtiyaçları olduğunu söylediğini aktardı.
Sharhani, finansal durumun çoğu insan için kaçıp kaçamayacaklarını belirlediğini vurguluyor. Gelir kaygılarının yanı sıra şehir dışına ulaşım ve geçici konaklama maliyetleri de karar verme sürecinde etkili oluyor. Yolların çoğunun hasar görmesi nedeniyle geri dönüşün mümkün olup olmayacağı da belirsizliğini koruyor.





