İsrail parlamentosu Knesset'in Pazartesi günü onayladığı yeni idam yasasının ardından, aralarında İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Uluslararası Af Örgütü, Caritas Europa, Oxfam ve Pax Christi International'ın da bulunduğu 26 insan hakları ve insani yardım örgütü, Avrupa Birliği'ne çağrıda bulundu. Örgütler, 2000 yılında imzalanan AB-İsrail Ortaklık Anlaşmasındaki ticaret bölümünün kısmen askıya alınmasını talep etti.
Yasa Yalnızca Filistinlileri Hedef Alıyor
Knesset'in onayladığı yasaya göre, "İsrail devletinin varlığına son verme amacıyla, bir İsrail vatandaşına veya İsrail'de ikamet eden birine zarar vermek niyetiyle kasıtlı olarak bir kişinin ölümüne neden olan" herkese idam veya müebbet hapis cezası verilebilecek. Değişiklik özellikle İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da askeri mahkemeler tarafından terör eylemi olarak nitelendirilen cinayet suçu işlemekten suçlu bulunan Filistinlileri hedef alıyor.
İşgal altındaki bölgelerde yaşayan Filistinliler çoğunlukla askeri mahkemelerde yargılanırken, aynı suçları işleyen İsrailliler sivil mahkemelerde yargılanıyor. Uzmanlara göre askeri mahkemelerin mahkumiyete karar verme oranları sivil mahkemelere göre çok daha yüksek bulunuyor.
"Kırmızı Çizgi Aşıldı" Uyarısı
İnsan hakları örgütleri Perşembe günü yaptıkları ortak açıklamada, son idam yasası kararıyla bir kırmızı çizginin daha aşıldığını belirtti. Açıklamada, idam cezasının fiilen yalnızca Filistinlileri etkileyeceği vurgulanarak, AB'ye idam cezasına karşı tavizsiz tutumu hatırlatıldı.
Hukukçulara göre İsrail'de kabul edilen yasa, adil yargılanma garantisi içermediği için uluslararası insani hukuk ve koruma hükümleriyle çelişiyor. Örgütler yasanın kabulünü "Filistinlilere yönelik ayrımcı politika ve uygulamalar şemasının bir parçası" olarak nitelendirdi.
AB'nin Diğer Kırmızı Çizgileri
Açıklamada, İsrail'in idam cezası kararından önce de AB'nin kırmızı çizgilerini aştığı vurgulandı. Batı Şeria'nın belirli bölgelerindeki Yahudi yerleşim inşaatı, din özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, gazetecilere yönelik saldırılar ve Doğu Kudüs'teki zorunlu tahliyeler bu kapsamda örnek gösterildi. Bazı uzmanlar tarafından "soykırım" olarak nitelendirilen Gazze Şeridi'ndeki insani felaket de ayrımcı uygulamalar şeması içinde değerlendiriliyor.
Müslüman Ülkelerden Ortak Kınama
Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan birçok ülke, İsrail'in yeni yasasını sert bir şekilde eleştirerek kabul edilen yasanın "bölgesel istikrarı" tehdit ettiğini bildirdi. Perşembe günü yayımlanan ortak bildiriye Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün'ün de aralarında olduğu çok sayıda ülkenin dışişleri bakanları imza attı.
Bildiride, "Bu yasanın, özellikle Filistinli tutuklulara yönelik ayrımcı uygulaması göz önüne alındığında gerilimleri daha da artırma riski taşıdığı" vurgulandı. Türkiye'nin de imza attığı ortak bildiri, yasanın bölgesel istikrar açısından yaratabileceği risklere dikkat çekti.





