ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa NATO ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için yardım etmemesi halinde Ukrayna'ya silah sevkiyatını durdurmakla tehdit ettiği iddia ediliyor. Financial Times gazetesinin konuşmalara vakıf kaynaklardan aldığı bilgilere göre, Trump bu tehdidi Avrupalıları Hürmüz Boğazı'nda 'istekli koalisyon'a katılmaya zorlamak için kullandı.
NATO Genel Sekreteri Arabuluculuk Yaptı
Trump'ın tehditlerinin ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte devreye girdi ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi. Rutte'nin arabuluculuğu sonucunda Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere bazı kilit üye ülkeler Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğe katkıda bulunmaya razı oldukları belirtiliyor. Başlangıçta Avrupa ülkeleri bu teklifi reddetmiş ve 'bizim savaşımız değil' tutumu sergilemişti.
Kaynaklara göre, öfkeli Trump'ın silah sevkiyatlarını durdurma tehdidinin ardından Avrupa ülkelerinden taahhütler gelmeye başladı. Bu silahlar PURL programı çerçevesinde Avrupalı müttefikler tarafından satın alınıyor ve ardından Ukrayna'ya gönderiliyor.
Hürmüz Boğazı İçin Koalisyon Oluşumu
Geçen ay çeşitli Avrupa liderleri, çatışma devam ederken Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmanın imkansız olduğunu söylemişti. Ancak Trump'ın baskısı sonrasında bu tutum değişti ve kilit NATO üyeleri boğazdaki güvenlik operasyonlarına destek verme konusunda geri adım attı.
Ukrayna'ya 1,4 Milyar Euro Ek Destek
Bu gelişmelerin yanı sıra Avrupa Komisyonu, Ukrayna'ya 1,4 milyar euro tutarında ek mali destek sağlayacağını duyurdu. Bu miktar, Rus Merkez Bankası'nın dondurulmuş varlıklarından elde edilen faiz gelirlerinin 2025'in ikinci yarısına ait kısmından oluşuyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu 1,4 milyar euronun 'ihtiyacın en yüksek olduğu yerde kullanılacağını' belirterek şunları söyledi: 'Bu kaynak Ukrayna devletini ayakta tutmak, temel kamu hizmetlerini sağlamak ve cesur Ukrayna silahlı kuvvetlerini desteklemek için kullanılacak.'
Rusya Saldırganlık Suçları İçin Özel Mahkeme
Ayrıca Avrupa Komisyonu, 'Rus saldırganlık suçları' konusunda karar verecek özel mahkemenin kurucu üyesi olmak için resmi prosedürü başlattığını açıkladı. Bu adım, Rusya'nın 2022'deki işgalinin ardından alınan hukuki tedbirlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise normalde Ukrayna'ya gidecek Amerikan silahlarının gelecekte Orta Doğu'ya yönlendirilebileceğini söyleyerek bu olasılığı dışlamadığını belirtti. NATO ise daha önce müttefik ülkeler tarafından sipariş edilen tüm Amerikan silahlarının Ukrayna'ya teslim edildiğini veya edilmeye devam edeceğini garanti etmişti.





