Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Brussels Art Nouveau and Art Deco (BANAD) festivali, son bir ay boyunca kent genelinde 60 tarihî binayı ziyaretçilere açtı. Festival kapsamında 19.426 bilet satılarak neredeyse maksimum kapasite doluluk oranına ulaşıldı.
Festival Programı ve Katılım
Etkinliğin organizatörü Explore.Brussels'ın Program & Communication Direktörü Amaury de Semt, festival için satılan 19.426 biletin mevcut kapasitelerinin neredeyse tamamını oluşturduğunu açıkladı. Program kapsamında bir düzine özel konut, sıra evler, kurumsal binalar ve eski sanayi alanları ziyarete açılırken, profesyonel uzmanlar eşliğinde rehberli turlar düzenlendi.
Festivalde iç mekân ziyaretlerinin yanı sıra yaklaşık 50 rehberli yürüyüş ve bisiklet turu gerçekleştirildi. Ayrıca konferanslar, sergiler, konserler ve farklı hedef kitlelere göre tasarlanmış kapsayıcı etkinlikler de programa dahil edildi. Ziyaretçiler, mimari detayları ve restorasyon süreçlerini inceleme, her mekânın özgün kullanımını keşfetme fırsatı buldu.
BANAD Festivali'nin Tarihçesi
İlk kez 2017 yılında düzenlenen BANAD festivali, kökleri 2001 yılına uzanan bienallere dayanıyor. Brüksel'in en seçkin mimari örneklerini öne çıkarmaya ve kentin kültürel miras alanlarını korumaya adanmış olan festival, artık yıllık olarak düzenleniyor.
Festival, 2025'in "Art Deco Yılı" olarak kutlanmasının hemen ardından gerçekleştirildi. Bu özel zamanlama, kentin Art Deco mirasına olan ilgiyi artırırken, mimari turistlerin de dikkatini çekti.
Brüksel'in Art Nouveau Mirası
Brüksel, büyük ölçüde öncü mimar Victor Horta'nın (1861-1947) çalışmaları sayesinde Art Nouveau'nun doğduğu başlıca kentlerden biri kabul ediliyor. Horta'nın demir, cam ve organik formları yenilikçi biçimde kullanışı, akımın çerçevesini çizdi ve modern mimari anlayışına temel oluşturdu.
Art Nouveau, yüzyıl dönümünde 1890'lar ile 1910 yılları arasında doruğa ulaştı. Bu dönemde akışkan çizgiler, çiçeksi motifler ve el işçiliği detaylar ön plana çıkarken, ardından yavaş yavaş Art Deco'nun geometrik diline evrim geçirdi.
Art Deco Zenginliği
Brüksel, yaklaşık 500 yapıyla olağanüstü bir Art Deco mimarisi yoğunluğuna sahip. Bu yapıların çoğu dikkat çekici ölçüde iyi korunmuş durumda bulunuyor ve bu durum Brüksel'i akademisyenler, tarihçiler ve mimarlar için bir referans noktası haline getiriyor.
Art Nouveau'dan Art Deco'ya geçişi kentin sokaklarında somut biçimde izlemek mümkün. Mimarlar, akışkan çizgilerden, çiçeksi motiflerden ve el işçiliği detaylardan uzaklaşıp simetriye, soyutlamaya ve betonarme gibi endüstriyel malzemelere yöneldi. Brüksel'deki pek çok karma yapı ise iki üslubun unsurlarını bir arada barındırıyor.
Mimari Mirasın Korunmasına Yatırım
Hem Brüksel Bölgesi hem de Brüksel Belediyesi mimari mirasın korunmasına hatırı sayılır bütçeler ayırıyor. BANAD festivaline de katılan bölgesel miras kurumu Urban.Brussels, 2026 yılında şehir genelinde sürdürülebilir yenileme ve cephe iyileştirme çalışmaları için 56 milyon avroluk kaynak ayrıldığını açıkladı.
Brüksel Belediyesi ise 2015 bütçesinde kentsel planlama ve miras için özel olarak 5,6 milyon avro ayırdı. Bu meblağa yaya bölgesindeki binaların cephelerinin yenilenmesine yönelik hibe programları da dahil edildi. Bu yatırımlar, kentin mimari mirasının gelecek nesillere aktarılması için kritik önem taşıyor.





